Bir seher vakti yaşandı her şey,
gönlümden süzülen aşk damlalarının,
gözümden süzülen yaş damlalarına karıştığı vakitlerdi.
~
Ne aşk ne de yaş vaktiydi üstelik,
ne de hazırlıksız yakalandım yokluğuna.
Hem her yer dağınık! Biraz toplasam fena mı olurdu?
olmadı! Yokluğunda dağılan düşüncelerimi toplamaya yetmedi zaman.
~
Bir seher vakti yandı her şey. Sen, ben, hatıralar…
Üzülen ben oldum yokluğunun yarasında,
küstüğüm gecelerin en kuytu yamacında.
~
Ne üzülmenin, ne de küsmenin vaktiydi üstelik,
hem gözyaşlarım da dindirmiyor artık hasretini.
Karanlığın sabaha en yakın durağında,
süzülen tek heceydin sen dudağımda.
Vakit doldu! Sen gittin, aşk kaldı geriye…
~
Bir seher vakti durdu zaman,
özümden süzülen aşk damlalarının,
sözümden süzülen feryatlara dönüştüğü andayım.
~
Ne aşkıma ne feryadıma gem vurabiliyorum,
hem kim söndürebilir yüreğimde yanan bu alevi?
Karanlıklar içinde yanıyorum,
senden uzak, sana çıkan yollar arıyorum.
Yorum bırakın